Konkordato Talep Eden Borçlu Hakkında Beş Aylık Geçici Süre Sonunda Verilebilecek Aleyhe Kararların Analizi

İcra İflas Kanunun 286. maddesine göre yasada belirtilen belgelerin eksiksiz hazırlanması halinde ilgili Ticaret Mahkemesi üç aylık geçici süre ile birlikte, talep edenin ekonomik ve sosyal durumu ile faaliyetine göre bir komiser/komiser heyeti tayin edecek, borçlu ile mal varlığını koruyan tedbir kararlarını ihdas edecektir. Yapılacak işlemlerin yetişmeme ihtimali göz önünde bulundurularak yasa 2 aylık daha ek süre verilebileceğini hüküm altına almıştır.

Beş aylık geçici sürenin sonunda Ticaret Mahkemesinin kararına etki edecek en önemli dayanak komiser/komiser heyetinin mahkemeye vereceği nihai rapordur.

Komiser/komiser heyeti, geçici sürenin başlamasından sonra bir ön rapor tanzim ederek mahkemeyi bilgilendirecek ve borçlunun faaliyet durumuna göre bir veya birden fazla bilirkişi tayin ederek borçlunun kendisine ait tüm mal varlığının rayiç değerini tespit ettirecektir. Rayiç değer incelemesi borçlunun borca batıklık tespitinin esasını oluşturmaktadır. İflas erteleme müessesesi ile hayatımıza giren “Rayiç Değer Bilançosu” Vergi Usul Kanunumuzda yeri olmayan uygulamadır. Borçlunun tüm mal varlığının rayiç değerlerinin kaydi bilançoya yerleştirilmesi ile oluşturulan Rayiç Değer Bilançosunda, öz kaynakların ekside olması borçlunun borca batık olduğunu, öz kaynakların artıda olması ise borçlunun borca batık olmadığını göstermektedir. Komiser bilirkişilerden aldığı rayiç değer raporuna göre hazırlayacağı raporda ilk olarak borçlunun borca batık olup olmadığının mutlaka tespitini yapmak zorundadır.

Komiser heyeti borçlunun borca batık olup olmadığına ilişkin tespitle birlikte, konkordato projesi ve ekleri, proforma gelir tabloları ve geçmiş dönem nakit akış tabloları ile karlılığını analiz ederek KONKORDATO nun KUVVETLE MUHTEMEL UYGULANABİLİR OLUP OLMADIĞINI rapor edecektir. Makalemizde mahkemenin verebileceği aleyhe kararı analiz edeceğimizden komiser heyetinin olumsuz rapor yazdığını düşünürsek mahkeme iki karar verebilecektir.

Ticaret Mahkemesi borçlunun konkordatoyu kuvvetle muhtemel uygulayamayacağına kanaat edecek olursa;

1)   Komiser heyetinin raporuna göre borca batık olması halinde borçlunun İFLASI na2)   Komiser heyetinin raporuna göre borca batık olmadığı belirlenmiş ise DAVANIN REDDİNE ve TEDBİRLERİN KALDIRILMASINA karar verecektir.

Dolayısı ile borçlunun iflasa tabi şahıs veya tüzel kişilerden olması kaydı ile hakkında İFLAS kararı verilebilmesi için borca batık olduğunun tespiti zorunludur. Kesin mühlet talebinin değerlendirilmesi sonucunda, hakkında iflâs kararı verilmeyen borçlunun konkordato talebinin reddine karar verilirse, borçlu veya varsa konkordato talep eden alacaklı bu kararın tebliğinden itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir. Bölge adliye mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak mühlet kararı verildiği hâllerde dosya, komiserin görevlendirilmesi de dahil olmak üzere müteakip işlemlerin yürütülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilir. Mahkemece borçlu hakkında iflas kararı verilmesi halinde de taraflar kanun yollarına müracaat edebileceklerdir.

Avukat Hamdi SAY

https://www.linkedin.com/pulse/konkordato-talep-eden-bor%C3%A7lu-hakkinda-be%C5%9F-aylik-ge%C3%A7ici-hamdi-say/